Etiket -ayia marina kilisesi

Gökçeada Kaleköy

Kaleköy, adanın en eski yerleşim alanı olarak ayrı bir öneme sahiptir Gökçeada için. Adaya gelen her kültür önce buraya yerleşmiş. Burada bulunan esi kent, dik uçurumlar ve taşlarla örülü duvarlar tarafından korunmuş. Duvarların içinde pazar yeri, tiyatro, tapınak ve evler bulunmaktaymış. İki koyun arasındaki kale ve köy, korsan baskınlarından uzak olan ve denizden görünmeyen alanlara yayılmış.

Önceleri, Kaleköy’de bir iskele bulunmaktaymış Bir yerleşim alanı olarak gelişmesi ve Kuzey Ege’de bir kültür merkezi haline gelmesi bu iskele sayesinde gerçekleşmiş. İstanbul, Çanakkale ve Karadeniz’e giden ana yolun üzerinde bulunan iskele, Semadirek Adası’nın tam karşısındaymış. Kaleköy iskelesi, büyük gemiler için çok derin değilmiş. Gemiler demirlerini açıkta atarlar, yolcular ve eşyalar sandallarla getirilip, götürülürmüş. Bugün bike Kaleköy iskelesiyle ilgili anılar dinleyebilirsiniz adalılardan.

Kaleköy’de bulunan Ayia Marina Kilisesi, bir zamanlar Gökçeada’nın Metropolitan Katedrali idi. 1780 yılında özel bir törenle çağdaş bir kilise olarak kabul edildi. Kilisenin sütunları ve sütun başlarının, eski Hristiyan dönemine ait bir binadan alındığı söylenmektedir. Adanın diğer köyleri, bu kilisedeki mermerleri kendi kiliselerinde kullanmak için almışlar.

Rüzgar değirmenlerinin, ada geleneksel yaşamı içinde önemli bir yeri vardır. Adada yetiştirilen buğday ve mısır, bu değirmenlerde un yapılırdı. Rüzgarlı Gökçeada’nın sembolü olan bu değirmenler bugün artık ayakta olmasalar da Gökçeada Belediyesi merkezde bulunan eski değirmeni aslına uygun olarak yeniden inşa etti. Kaleköy’de önceden daha fazla sayıda yel değirmeni bulunduğu bilinmektedir.

Bugünkü Kaleköy, balık restoranları, çay bahçeleri, hediyelik eşya standları, disko ve barlarıyla adanın cazibe merkezi halindedir.